Gazze’deki soykırım feminist bir meseledir: Filistinli kadınlardan çağrı

Editörün notu: Uluslararası BDS Hareketi’nin internet sitesinde 6 Kasım 2023’te paylaşılan bu metin, Filistinli kadın örgütlerinin 11-12 Kasım’da yapılan küresel eylemlere çağrısı niteliğinde olup, yayımlandığı dönemin Gazze verilerini içerse de bdsturkiye.org tarafından ‘tarihe not düşmek için’ Türkçeye çevrilmiştir.

Tarihsel olarak kadın hareketleri her zaman zulüm, ayrımcılık, kolonizasyon ve militarizme karşı mücadelelerin ilgi odağında yer almıştır. Şimdi aynı ruhla ve İsrail’in Gazze’de devam eden soykırımına cevaben, biz, kadın sendikaları ve gerek tarihsel Filistin’deki gerek sürgündeki Filistinli kadınları temsil eden taban hareketleri, dünyanın her yerindeki kadınları ve kadın örgütlerini, bu soykırımı sona erdirme mücadelemizi desteklemek üzere özellikle 11-12 Kasım küresel eylemlerinde, seslerini yükseltmeye ve ayaklanmaya çağırıyoruz.

Öncelikli talebimiz ateşkesin sağlanması, ablukanın kaldırılması ve Gazze’ye insani yardımın engellere takılmaksızın ulaşmasıdır. Ne var ki bunun gerçekleşebilmesi için, İsrail ile tüm askeri/güvenlik konulu ilişkileri ve her şey olağan halindeymiş gibi sürdürülen ticari ilişkileri sona erdirecek kayda değer bir baskıya ihtiyacımız var. Zamanında ayrımcı Güney Afrika’ya karşı yapıldığı gibi, mümkün olan her yerde sokak eylemleri örgütlemeye, dayanışma açıklamaları başlatmaya, devletlerin, şirketlerin ve kurumların İsrail’le tüm bağlantılarını kesmesi için stratejik ve yaratıcı kampanyalar yürütmeye çağırıyoruz!

Şimdi değilse, ne zaman?

7 Ekim’den beri, 2.500’ü kadın ve neredeyse 4.000’i çocuk olmak üzere 9.500 Filistinli, İsrail apartheid rejimi tarafından katledildi. BM uzmanları, aralarında soykırım uzmanlarının da bulunduğu 880 uluslararası akademisyen, eski bir üst düzey Birleşmiş Milletler (BM) yetkilisi ve giderek artan sayıda devlet; İsrail’in işgal ve kuşatması altındaki Gazze Şeridi’nde 2,3 milyon Filistinliye yaptıklarını, gelişmekte olan bir soykırım olarak tanımlıyor.

Son birkaç hafta içinde ayrım gözetmeksizin baştan başa sivil mahalleleri, hastaneleri, okulları, kiliseleri ve camileri bombalayan; 1,5 milyon kişiyi “etnik temizliğe” maruz bırakan; su, yiyecek, yakıt ve tıbbi malzemelere erişimi engelleyen İsrail, 16 yılı aşkın süredir bir açık hava hapishanesi olan Gazze’yi, eski bir BM yetkilisinin tabiriyle “dünyanın en büyük açık hava ölüm kampı”na dönüştürdü.

Şimdi değilse ne zaman?

Aynı zaman diliminde, İsrail işgal güçleri ve faşist silahlı yerleşimciler Doğu Kudüs de dahil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria’da pogromlarını, zorla yerinden etme uygulamalarını, kasıtlı cinayetleri, Filistinli işçilerin, çiftçilerin ve gençlerin kaçırılması ve işkenceye maruz bırakılmasını, tutuklamalar ve aşırı baskıları tırmandırdı.

Halen gelişmekte olan soykırımı İsrail’in 75 yıllık yerleşimci-sömürgecilik ve apartheid rejimi bağlamında ele alan üst düzey BM yetkilisi Craig Mokhiber, istifa etmeden önce şunları yazdı: “Filistin’deki Avrupalı, etno-milliyetçi, yerleşimci sömürge projesi, yerli Filistinli yaşamının Filistin’deki son izlerinin de hızla yok edileceği nihai aşamasına girmiştir.”

Bu sırada, Filistin-karşıtı sömürgeci Batı düzeni, son derece ırkçı ve insanlıktan çıkarıcı medyasıyla birlikte; İsrail’i silahlandırmaya, finanse etmeye ve hesap verebilirlikten korumaya devam ediyor, böylece de gelişmekte olan soykırıma olanak sağlıyor. Bazı küresel güney ülkeleri ise İsrail’den silah, casus yazılım ve askeri eğitim satın almaya devam ederek soykırımın para kasasını dolduruyor.

Filistinli kadınlar onlarca yıldır iç içe geçmiş ulusal, sosyal ve ekonomik baskılarla mücadele ediyor ve İsrail’in baskı rejiminin çekirdeğindeki ataerkilliğe dikkat çekiyor.

Sizleri, İsrail apartheid rejimine karşı BDS’nin baskı kampanyalarını yükseltmeye ve aynı zamanda hükümetlerinize aşağıdaki konularda baskı yapmaya çağırıyoruz:

  • Ateşkesin derhal yürürlüğe girmesi ve Gazze’ye insani yardımların engelsiz bir şekilde ulaştırılmasının sağlanması.
  • Her türlü zorla nüfus transferinin reddedilmesi.
  • Gazze’de İsrail kuşatması altında mahsur kalan Filistinlilere BM koruması sağlanması.
  • Kendi suç ortaklıklarına da son vermek üzere İsrail’e kapsamlı bir askeri-güvenlik ambargosunun yanı sıra başka yaptırımlar uygulanması.
  • Soykırım ve apartheid da dâhil olmak üzere, İsrail’in işlediği savaş suçlarının ve insanlığa karşı suçların Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından soruşturulmasının talep edilmesi.

Bu savaş, yalnızca uluslararası hukuk ve küresel insan hakları sistemi açısından değil, aynı zamanda insanlık ve adaletin ve özgürlüğün anlamı açısından da bir turnusol testidir.

Şimdi değilse, ne zaman?

İmzalayanlar:

  • General Union for Palestinian Women “GUPW”
  • Palestinian Federation of Women Action Committees
  • Union of Palestinian Women’s Committees “UPWC”
  • Mother’s School Society
  • Women’s Collection for Justice and Equality “ERADA”
  • Women Struggle Block
  • Al-Najdeh Social Association for Palestinian Women’s Development
  • Women’s Campaign for Boycotting Israeli Goods
  • Roles for Social Change Association “ADWAR”
  • The Palestinian Initiative for the Promotion of Global Dialogue and Democracy MIFTAH
  • جمعية العمل النسوي Association of Women’s Actions
  • Al- Najdeh Social Association for Palestinian Women’s Development, Gaza

[bdsmovement.net 6 Kasım 2023 tarihinde yayımlanan İngilizce orijinalinden Özgün Deniz Aydın tarafından bdsturkiye.org için çevrilmiştir]