7. İSRAİL APARTHEİD’I HAFTASI

Web: israilapartheidhaftasi.wordpress.com

İsrail Apartheid’ı Haftası (Israeli Apartheid Week – IAW) dünya genelinde şehirlerde ve kampüslerde yılda bir düzenlenen uluslararası etkinlikler dizisidir.  Hafta dahilinde seminerler, film ve belgesel gösterimleri, gösteriler vs. yapılmaktadır. 2005 yılında Kanada’nın Toronto kentinde başlayan Apartheid Haftası, her yıl Mart ayında düzenleniyor. Bu yıl 7.’si düzenlenen Apartheid Haftası, önceki yıllara göre daha geniş bir zamana yayıldı. 7-20 Mart tarihleri dünya için, 21-26 Mart tarihleri İngiltere için ayrıldı. Geçen yılki Apartheid Haftası 1-14 Mart tarihleri arasında Filistin, Lübnan, Güney Afrika, Avustralya, Amerika ve Avrupa’da 55 şehrin katılımıyla gerçekleşti. 2009 yılında ise 40’tan fazla şehir katılmıştı. Bu yıl ise 75’ten fazla şehirde düzenleniyor.

Apartheid Haftası’nın amacı, insanları İsrail’in apartheid rejiminin özü hakkında bilgilendirmek ve giderek büyüyen küresel Boykot, Yatırımların Geri Çekilmesi ve Yaptırımlar (BDS) hareketinin bir parçası olarak BDS kampanyaları inşa etmektir. 9 Temmuz 2005 tarihinde Filistin toplumunun genelini temsil eden en büyük kitle örgütleri, siyasi hareketler, sendikalar ve ağlar tarafından yapılan Filistin BDS çağrısı, Filistin halkının kendi kaderini tayini için şu üç talebe enternasyonal destek istiyor:

  • İsrail’in Arap-Filistinli vatandaşlarına tam eşitlik,
  • Tüm Arap topraklarının – Suriye’ye ait Golan Tepeleri, işgal altındaki Batı Şeria (Doğu Kudüs dahil) ve Gazze Şeridi’nin işgaline ve sömürgeleştirilmesine son verilmesi ve Batı Şeria’da inşa edilen Apartheid Duvarı’nın yıkılması ve
  • Filistinli mültecilerin 194 sayılı BM kararında şart koşulduğu üzere evlerine geri dönüş hakkının tanınması ve hayata geçirilmesi.

Filistinlilerin, anti-Siyonist Yahudilerin ve Güney Afrikalıların ön cephesinde olduğu bu apartheid karşıtı adalet, eşitlik ve özgürlük mücadelesine dünyanın dört bir yanından insanlar, İsrail’in apartheid rejimini alt etmek için İsrail’e ve kendi hükümetlerine baskı uygulayarak Filistinlilerin mücadelesi ile dayanışmayı büyütüyorlar. İsrail Apartheid’ı Haftası, Siyonizm, Filistin kurtuluş mücadelesi ve bu mücadelenin  Amerika kıtasındaki yerli halkların mücadelesi ve Güney Afrika apartheid karşıtı hareket ile olan benzerlikleri hakkında insanların bilinçlenmesinde önemli bir rol oynamaktadır.

2009 Eylül’ünden beri Türkiye’de BDS çalışmasını örmeye çalışan Filistin İçin İsrail’e Karşı Boykot Girişimi, Türkiye sol hareketinin geniş bir koalisyonu olarak Gazze katliamının birinci yıldönümünde 27 Aralık 2009‘da kamuoyuna kuruluşunu bir deklarasyonla ilan etti. BDS Çağrısı’nın talepleri doğrusunda İsrail ile tüm ikili ilişkilerin kesilmesi çağrısını yapan Girişim, bu güne kadar çeşitli eylemler, atölye çalışmaları ve uluslararası bir sempozyum düzenlemiştir.

İsrail Apartheid’ı Haftası kapsamında Gençlik Muhalefeti, İşçi Cephesi ve Öğrenci Kolektifleri ile birlikte Filistin İçin İsrail’e Karşı Boykot Girişimi bir etkinlik düzenleyecektir.

 

Tarih: 17 Mart Perşembe Saat 17:00

Yer: Mimar Sinan Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü 207 Nolu Amfi

Belgesel Gösterimi: “Roadmap to Apartheid”

Sunumlar:

  • Niçin Akademik Boykot?
  • Güney Afrika’da Apartheid
  • Filistin’de Apartheid

İsrail Apartheid’ı Haftası’nın Kısa Tarihi

www.apartheidweek.org

İsrail Apartheid’ı Haftası (İAF), 2005 Şubat’ında Kanada’nın Toronto şehrinde başladı. Hafta ilk olarak Toronto Üniversitesi’nde bir öğrenci grubu olan Arap Öğrenciler Kolektifi tarafından şehirdeki dostların eşgüdümüyle düzenlendi. Dünyada medyanın ilgisini çeken, dolup taşan etkinlikler ile büyük bir başarıydı.

İAF, Kanada’daki kampanya eylemcilerinin birkaç yıllık deneyim ve derslerinin doruğuydu. Filistin ile dayanışma faaliyetlerinin çoğu geçen beş yılda İsrail İşgal rejiminin Batı Şeria ve Gazze’deki günübirlik şiddet ve gaddarlığına odaklanmıştı. Eylemcilerin dikkati haklı olarak büyük ölçüde bu acil duruma yöneliyordu, çünkü Filistinliler İşgal Altındaki Topraklar’da (Batı Şeria ve Gazze Şeridi – Ç.N.) sürekli İsrail askeri saldırıları ile karşılaşmaktaydı. Bu çalışmanın üzerinde yükselen İAF, Siyonizm’in doğası gereği ırkçı yapısının ve tarihinin sonuçları olan İsrail’in Filistin vatandaşlarına karşı ayrımcılığı ve Filistinli mültecilerin yerinden yurdundan edilmesini içeren Filistin mücadelesinin diğer kritik boyutlarına odaklandı.

İAF, 2005 yılında 170’ten fazla Filistinli sivil toplum örgütü ve siyasi örgüt tarafından yayımlanan Birleşik Filistin Boykot, Yatırımların Geri Çekilmesi ve Yaptırımlar Çağrısı‘ndan esin aldı. Bu çağrının talepleri, İsrail’in Arap-Filistinli vatandaşlarının tam eşitliğini, tüm Arap topraklarının işgaline ve sömürgeleştirilmesine son verilmesini ve Duvar’ın yıkılmasını ve BM’nin 194 Sayılı Kararı’nda şart koşulduğu üzere Filistinli mültecilerin evlerine ve mülklerine geri dönüş hakkının korunmasını içerir.

İAF, İsrail içindekileri, İşgal Topraklarındaki (Batı Şeria ve Gazze Şeridi) ve diasporadaki tüm Filistinlileri etkileyen İsrail’in apartheid politikaları, uygulamaları ve kurumları hakkında bilinçlendirmeyi amaçlayan bir eğitim kampanyası olarak başladı. İlk İAF’den önceki yıllar, İsrail apartheid’ını belgeleyen ve karşı çıkan literatür ve analizlerde keskin bir artışa şahit oldu. Uluslararası organlar ve insan hakları örgütleri tarafından yayımlanan raporlar ve siyasi liderlerin, düşünürlerin, akademisyenlerin ve aktivistlerin bulguları da bunlara dahildi. İsrail’in farklı görünen boyunduruk pratiklerini sentezlemiş bu güçlü çerçeveden yararlanarak İAF, İsrail Apartheid’ının titiz bir analizini teşvik etmeye ve söz konusu ahlaki konulara, yani uluslararası dayanışma eylemcilerinin Filistinlilerin belirli bir kesiminden ziyade tümü ile dayanışma içinde olması gerektiğine ve bu dayanışmanın ana biçiminin İsrail uluslararası hukuka uyana kadar (Filistin sivil toplumunun 9 Temmuz 2005’teki BDS çağrısında istediği gibi) İsrail’e karşı küresel Boykot, Yatırımların Geri Çekilmesi ve Yaptırımlar (BDS) kampanyasının bir parçası olarak çalışmak olduğuna açıklık getirmeye çalıştı.

Sonraki yıllarda İAF, dayanışma ve yaratıcılık için bir buluşma yeri oldu, film gösterimleri, seminerler, kültürel etkinlikler, protestolar ve daha birçok farklı etkinlik türleriyle bir dizi sarsıcı konuyu ele aldı. Azmi Bişara, Ward Churchill, Avi Shlaim, Tanya Reinhart, Joseph Massad ve Karma Nabulsi bu etkinliklere katılan tanınmış simalar arasındaydı.

İAF’nin en önemli yönlerinden biri, her şehirdeki eylemcilerin İAF’in şehirlerinde nasıl bir izlenim uyandırması gerektiğine, kampanyalarını en iyi nasıl ilerletebileceğine, İAF’yi nasıl diğer yerel ve uluslararası mücadelelerdeki eylemciler ile bağlantı kurabilecekleri bir alan olarak kullanacaklarına ve diğer yerlerle daha güçlü ağlar geliştirmek için onu nasıl kullanacaklarına karar vermeleridir. İAF’nin düzenlendiği her yerde farklı biçimler almasının nedeni budur.

İsrail Apartheid’ı Haftası 2006 – 2009

İAF, 2006 yılında Montreal ve Kitchener-Waterloo da içlerinde olmak üzere diğer Kanada şehirlerine yayıldı ve aynı zamanda uluslararası olarak genişlemeye başladı. 2006’nın en önemli olaylarından biri, İAF’nin dünyanın en eski ve en tanınmış üniversitelerinden biri olan Britanya’daki Oxford Üniversitesi’ne ulaşmasıydı. Oxford Arap Cemiyeti’ndeki aktivistler, İAF’yi akademik bir hedef kitleye hizmet etmesi için uyarladılar. 2006 yılı aynı zamanda Apartheid Suçunun Önlenmesine ve Cezalandırılmasına İlişkin Sözleşme’nin otuzuncu yılıydı. Apartheid’ın yasal tanımı ve evrensel kapsamı olan bir suç olarak daha net kavranmasını sağlamak çabasıyla üzerinde duruldu.

İAF etkinliklerinin sayısı 2007’de ikiye katlandı. Britanya’da Londra (SOAS) ve Cambridge Üniversiteleri, Oxford’a katıldı; Kanada’da Ottowa ve Hamilton, Toronto ve Montreal’e katıldı ve ABD’deki birinci İAF olarak New York diğerlerine katıldı. İAF’nin takvimin bir parçası olarak kurumsallaşmasıyla bu şehirlerdeki izleyiciler haftanın gelişini bekliyorlardı. New York, kampüslere odaklanmak yerine amfilerde ve kiliselerdeki İAF etkinlikleri ile tüm şehre yayıldı. Diğer şehirler, İsrail apartheid’ı hakkında düşünen ve İsrail apartheid’ına son vermeye yönelik çalışan en tanınmış entelektüellerin ve kültür simalarının bazılarını ön plana çıkarttı.

2008 yılında Dördüncü İsrail Apartheid’ı Haftası, “60 Yıllık Etnik Temizlik ve Yerinden Yurdundan Etme, Filistinli Mülteciler Geri Dönecek” başlığı altında gerçekleştirildi. Böylece İAF, belki de tarihte Filistinlilerin hakları için en büyük küresel hareketlilik olan 2008 yılının küresel Nakba-60 kampanyası etkinliklerinin bir parçası oldu.

İAF 2008 büyük bir başarıydı, Filistin ve Güney Afrika’daki şehirlerde ilk defa olmak üzere dünya genelinde 25’den fazla şehirde iki haftalık zaman diliminde gerçekleşti. Sürgündeki Filistinli siyasi lider ve [eski] İsrail milletvekili Dr. Azmi Bişara, Güney Afrika apartheid rejimine karşı 1976 ayaklanmasının mekânı olan Soweto‘da verdiği bir seminerle haftayı küresel düzeyde başlattı. Semineri kayda alındı, el-Cezire’de gösterildi ve haftanın düzenlendiği diğer birçok şehirdeki açılış etkinliğinde gösterildi. Dünya genelinde binlerce öğrenci etkinliklere katılarak, İsrail’in bir apartheid devleti olarak analiz edilmesini ve Filistin halkı ile somut dayanışma eylemlerine girişme gerekliliğini keşfetti.

İAF 2009 yılında büyümeye ve gelişmeye devam etti ve uluslararası medya ve hatta AIPAC gibi önde gelen Siyonist örgütler tarafından uluslararası hukuka uyana kadar İsrail apartheid’ını izole etme hareketinin büyümesinin bir göstergesi olduğu sürekli dile getirildi.

İsrail’in apartheid suçu işleyen bir rejim olarak analiz edilmesini teşvik etmeye ilaveten İAF, uluslararası Boykot, Yatırımların Geri Çekilmesi ve Yaptırımlar (BDS) kampanyasının destek toplaması ve benzer mücadelelere girişmiş diğer bireyler ve gruplar ile hareketler arası dayanışmayı inşa etmek için önemli bir buluşma yeri oldu.

İsrail apartheid’ının analizi, Siyonizm’in sömürgeci bağlamına ve sömürge Cezayir’indeki Pied Noire (Cezayir’de yaşayan Fransız sömürgeciler – Ç.N.), Rodezya’daki Beyaz yerleşimciler ve hepsinden önemlisi Güney Afrika’daki Afrikanerler (Hollandalı yerleşimciler – Ç.N.) gibi hareketler ile olan çarpıcı benzerliğine dikkat çekmeye yardımcı olmaktadır. Bu çerçeveyi ırkçılığa, ayrımcılığa ve sömürgeciliğe karşı olan diğer mücadelelerle, özellikle Kuzey Amerika’daki yerli hakları hareketleri ile tarihsel ve somut bağlantılar kurmak için kullanmaktayız.

İAF’nin örgütlenmesi engelsiz olmadı. 2005 yılında başladığından beri İAF, faaliyetlerimizi karalamaya ve öğrenci eylemliliğini taciz etmeye kararlı İsrail yanlısı örgütlerin ve muhafazakâr medyanın bir günah keçisi olmuştur. Birçok vakada bu örgütler, kampüslerde İAF etkinliklerini yasaklayan üniversite yönetimleri tarafından desteklendiler. Ne var ki bu baskıcı tedbirlerin sonucu sadece İAF’nin güçlenmesi ve öğrencileri İsrail’in pratikleri hakkında bilinçlendirme başarımızın ve yetimizin teyidi oldu. İAF’i düzenleyenler, ırkçılığın tüm biçimlerine dair muhalefetlerinde ısrar ettiler ve konuşma, örgütlenme ve kamusal alanı kullanma haklarını başarıyla savundular.