İsrail ile Ürdün arasındaki gizli doğalgaz anlaşması ortaya çıktı – Tamara Nassar

İsrail hükümeti bu işlemden doğrudan faydalanıyor ve anlaşmayı eleştirenlerin ortaya koyduğu üzere Ürdünlü vergi mükellefleri ve elektrik müşterileri İsrail devlet hazinesini, dolayısıyla ordusunu ve Filistin’i işgalini doğrudan finanse etmiş oluyor

Eylül 2016’da, Ürdün’ün başkenti Amman’da İsrail’le gaz anlaşmasına karşı gerçekleştirilen protesto

İsrail ile Ürdün arasında imzalanan doğalgaz anlaşmasının tam metni, 2016 yılının Eylül ayında imzalandıktan sonra ilk kez ortaya çıktı.

Ürdün hükümeti belgeleri saklıyordu ama belgeler yaz biterken Ürdünlü milletvekili Salih el-Armuti tarafından basına sızdırıldı.

El-Armuti daha önce de belgelerin içeriğinin bir kısmını bir basın toplantısı sırasında ifşa etmişti.

El-Armuti tarafından temin edilen belge, hiç yayımlanmayan İngilizce aslından Arapçaya çevrilmiş gibi görünüyor.

Belgenin içeriği, Ürdün hükümetinin anlaşmadaki dahline, anlaşmanın iptal koşulları ve Ürdün ekonomisi için yaratacağı sonuçlarla ilgili halka yalan söylediğine dair şüpheleri doğruluyor.

Hükümetler arası

Sert eleştirilerin ortasında, Ürdünlü yetkililer her iki tarafın da anlaşmaya devlet düzeyinde ne ölçüde dahil olduğunun üzerine perde çekerek, hükümetleri ile bu anlaşma arasına bir mesafe koymayı deniyor.

Dönemin hükümet sözcüsü Muhammed Mumani anlaşma imzalandıktan kısa bir süre sonra yaptığı açıklamada anlaşmanın iki hükümet arasında değil Amerikalı ve Ürdünlü iki şirket arasında imzalandığını söylemişti.

Eski Başbakan Abdullah Ensur da benzer bir açıklama yapmış ve satıcı tarafın özel bir şirket olduğunu belirtmişti.

Ensur, açıklamasında, anlaşmanın onaylanmasında Temsilciler Meclisi’nin hiçbir rolünün olmadığını söylemişti.

Siyonist Gaz Anlaşmasının Durdurulması İçin Ürdün Kampanyası (Jordanian Campaign to Stop the Zionist Gas Deal) da bu anlaşmadan sorumlu tuttukları ve halka yalan söylediğini iddia ettikleri hükümet yetkililerinin isimlerinin bulunduğu bir liste yayımladı.

Bu gaz anlaşması NBL Jordan Marketing Limited ve Ürdün devlet teşekkülü olan ulusal elektrik şirketi NEPCO arasında imzalanmıştı.

NBL Jordan Marketing şirketi, ABD firması Noble Energy’ye bağlı bir şirket.

Merkezi Tel Aviv yakınlarndaki Herzliya’da bulunan bu şirket kötü şöhretli vergi cenneti Cayman Adaları’nda kayıtlı.

NBL şirketi, – Noble Energy’nin bir diğer bağlı şirketi – Noble Energy Mediterranean Limited ve Delek Drilling, Avner Oil Exploration ve Ratio Oil Exploration isimli İsrailli 3 şirkete ait bir iştirak.

Delek Drilling ve Avner Oil Exploration şirketleri o tarihten sonra birleşme yoluna gitti.

Bu ortaklar, İsrail hükümetinden aldıkları imtiyazla Doğu Akdeniz’deki Leviathan adlı gaz sahasını beraber yönetiyorlar.

Gaz arayan ve çıkaran bu şirketler İsrail’e işletme paylarıyla birlikte vergi ödüyor ve Delek Drilling’in tahminine göre İsrail’e ödenen bu miktar onlarca ya da yüzlerce milyar doları bulacak.

Bu da demek oluyor ki İsrail hükümeti bu işlemden doğrudan faydalanıyor ve anlaşmayı eleştirenlerin ortaya koyduğu üzere Ürdünlü vergi mükellefleri ve elektrik müşterileri İsrail devlet hazinesini, dolayısıyla ordusunu ve Filistin’i işgalini doğrudan finanse etmiş oluyor.

15 yıldan uzun bir süre boyunca Ürdün, 45 milyar metre küp doğalgaz için en az 10 milyar dolar ödemiş olacak. Gazın fiyatı da piyasa değerindeki değişikliklere bağlı olacak. Dahası, ilave boru hatları ve altyapı kurma masraflarını üstlenecek taraf yine Ürdün olacak.

“Jordanian Egyptian Fajr for Natural Gas Transmission and Supply” isimli şirket de gazın taşınmasından sorumlu olacak.

Dahası anlaşma, Ürdün hükümetinin aktif bir şekilde işin taraflarından biri olduğunu teyit ediyor.

Anlaşma, NEPCO’nun yerine ancak yine bir hükümet kuruluşu ya da bir devlet şirketi geçmesi halinde anlaşmadan çekilebileceğini şart koyuyor.

Ürdün Enerji ve Maden Kaynakları Bakanlığı anlaşmada resmi olarak satıcı ve alıcı arasındaki aracı olarak kaydedilmiş.

Anlaşma ayrıca Ürdün ve İsrail arasında gazın taşınmasıyla ilgili birçok konuyu da şarta bağlamış.

İptal

İptal koşulları, durum Ürdün ve İsrail’e gelince farklılaşıyor.

Eğer Amerikan-İsrail tarafı, ilk beş yıl boyunca, Ürdün tarafından kaynaklanan hatalardan ötürü anlaşmayı iptal etmek isterse NEPCO şirketi, NBL Jordan Marketing’e 1.5 milyar dolar ödemek zorunda kalacak.

Cezalar beş sene sonunda kademeli olarak düşüyor.

Ancak, eğer NEPCO şirketi NBL Jordan Marketing’in hatalarından ötürü anlaşmayı iptal etmek isterse Amerikan-İsrail tarafı daha düşük bir tazminat ödemekle yükümlü: ilk beş yıl için 1.2 milyar dolar.

Ürdün Enerji Bakanı Hala Zavati geçen sene Ürdünlü Roya TV’ye verdiği demeçte anlaşmanın iptal edilmesinin doğuracağı korkunç maliyeti ödeyecek tarafın Ürdün halkı olacağını söylemişti.

Bitiş tarihinin ardından beş yıl boyunca anlaşma her iki tarafın da bütün sırları sıkı bir şekilde korumasını gerektiriyor.

Taraflardan biri, diğerini haftalık olarak bilgilendirmeden anlaşmayla ilgili bir basın açıklaması bile yapamıyor.

Anayasal ihtilaf

Ürdünlü yasa koyucular meclisin onayı olmadan imzalanan bu anlaşmanın anayasaya aykırı olduğunu söylüyorlar.

Konuyu mart ayında anayasa mahkemesine taşımışlardı.

Mahkeme de geçen ay anlaşmanın meclisin onayına ihtiyaç duymadığına hükmetmişti.

Gerekçe olarak da anlaşmanın iki devlet arasında değil iki şirket arasında imzalanmış olmasını göstermişti.

Mahkeme, tamamen devlete ait olmasına ve hatta yönetiminin Ürdün bakanlar kurulu tarafından doğrudan atanmasına rağmen NEPCO’nun resmi bir kamu teşebbüsü olarak kabul edilemeyeceğine karar verdi.

Ürdünlü yasa koyucular anayasanın şu hükmünü hatırlattı: “Devlet hazinesinin harcama yapmasına sebep olan veya kamusal ya da özel hakları etkileyen anlaşma ve sözleşmeler ancak meclis onayı aldıktan sonra geçerlidir.

Anayasa ayrıca “bir anlaşma ya da sözleşmedeki gizli hükümlerin açık hükümlere hiçbir şekilde aykırı olamayacağını” da belirtiyor.

Sonuç olarak anlaşmanın maddeleri de bakanların yaptığı açıklamalar da anlaşmanın Ürdün devletini – ve dolayısıyla vergi mükelleflerini – zor duruma soktuğunu açıkça gösteriyor.

Ama Ürdün halkına ve temsilcilerine hiçbir söz hakkı verilmiyor ve şeffaf davranılmıyor.

Olumsuz içerimler

Hükümet yetkilileri her seferinde anlaşmanın Ürdün ekonomisi için yararlı olacağını vurguluyor.

2014’te dönemin enerji bakanı Muhammed Hamed, İsrail’e atıfla, Noble Energy’den gaz almanın Ürdün ekonomisini hiçbir ülkeye bağımlı kılmayacağını söylüyordu.

Ama İsrail’in sattığı doğalgazı ithal etmek Ürdün’ün kendi gazını üretme hakkını etkileyebilir.

Anlaşmanın şart koştuğu üzere, Ürdün’de doğalgaz bulunması halinde bile Ürdün’ün İsrail’den satın almak zorunda olduğu gaz miktarında kayda değer bir azalma olmayacak.

Ürdün devleti, İsrail’den satın almak zorunda olduğu gaz miktarını düşürmek için Leviathan ortaklarıyla görüşmeler yürütebilir ama bu yalnızca anlaşmada satın alacağına söz verdiği toplam miktarın yarısını satın aldıktan sonra mümkün.

O zaman bile gaz miktarındaki düşüş oranı, anlaşmada imzalanan günlük miktarın yüzde 20’sini aşamaz.

Noble Energy ABD hükümetinin Yurtdışı Özel Yatırım Kuruluşu tarafından sigorta edilmiş ve bu durum da anlaşmanın “önemli miktarda Amerikan tedariği” yoluyla Amerikan istihdamını artırması anlamına geliyor.

Bu ise, anlaşmadan en fazla fayda sağlayacak tarafların Amerikan şirketleri ve İsrail olduğunu kanıtlıyor.

Ürdün’ün alternatif enerji kaynakları var. Obama yönetiminin baskısıyla İsrail gazının ithal edilmesi Ürdün’ün ihtiyaçlarını karşılamasından ziyade İsrail’e yarayan diplomatik bir anlaşma olarak görülüyor.

Anlaşmayı eleştirenlerin ifade ettiği üzere, Filistin halkı üzerinde kurduğu baskıyı pekiştirsin diye İsrail’e verilecek milyarlarca dolar parayla Ürdün’ün yenilenebilir rüzgar ve güneş enerjisi alanındaki devasa potansiyelini geliştirmek için yatırım yapmak mümkündü.

Tamara Nassar, The Electronic Intifada yardımcı editörüdür.

[Electronic Intifada’da 2 Ekim 2019’da yayımlanan İngilizce orijinalinden Gökay Demirel tarafından bdsturkiye.org için çevrilmiştir.]